ÖZEL KEY KOLEJİ ANASINIFI EĞİTİM YAKLAŞIMI

KEY okullarında verilen anaokulu eğitiminin özü; yaş guruplarına özgü belirlenmiş içerik, program ve seçilmiş metotlarla öğrencilerimizi hayatı okumaya ve öğrenmeyi öğrenmeye başlatmaktır.

Bu eğitim, KEY okulları eğitimcilerinin uzun zamanı kapsayan birikimlerinin ve uzmanlığının bir sonucu olarak yapılandırılmıştır. Programımız, KEY okulları anasınıflarının somut olmayan ana sermayesini oluşturmakta ve sürekli olarak geliştirilmeye devam edilmektedir.

Bu nedenle okullarımızda verilen eğitimin -ne kadar bilinçli olurlarsa olsunlar- çocukların velileri/yakınları tarafından verilmesi mümkün olmayacaktır. Aynı şekilde; -velinin evde olmadığı zamanlarda- çocuğa bakma ve onu oyalama işlevi gören kurumlardan alınan hizmetle, okullarımızda çocuklarımıza verdiğimiz eğitimin ve edindirdiğimiz kazanımların kıyaslanamayacağı değerlendirilmektedir.

Burada ana başlıkları verilen eğitimimizle ilgili ayrıntılı bilgi almak için lütfen okullarımızla iletişime geçiniz.

Amacımız

Çağın gerektirdiği evrensel niteliklere sahip, geleceğe güvenle bakan, düşünen, araştıran, keşfeden, iletişime açık, yaparak, yaşayarak öğrenen, kendi sorumluluklarını üslenen ve yerine getirebilen, demokrasi kültürüne, 21. yüzyıl becerilerine ve evrensel insani değerlere sahip çocuklar yetiştirmektir.

Eğitim Kadrosu:

Öğretmenlerimizin temel niteliği; çocuklara dönük içkin sevgileri, onlarla kişisel ilişki kurmaları, iyi eğitim almış olmaları, edindikleri tecrübelerle alanlarında uzmanlaşmaları, kendilerini sürekli geliştirmeleri ve bizimle aynı eğitim anlayışını benimsemeleridir.

Eğitim Ortamları:

Okullarımızda, öğrenme ortamları çocukların zihinsel, bedensel, sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemek üzere çok yönlü bir biçimde hazırlanır. Güvenlik, temizlik, sağlıklılık ve fonksiyonellik eğitim ortamlarımızın temel nitelikleridir. Okul öncesi eğitimin temel ilkeleri doğrultusunda her çocuğa geniş olanaklar sağlanır.

Hayat ve öğrenme ilişkisi:

Biliyoruz ki çocuk, yaşamı boyunca öğreneceği her bilgiyi, kazandığı beceriler üzerinden anlamlı kılacak ve hayatına transfer edecektir. Bu nedenle anaokullarımızda yaşanan hayatla öğrenme arasında açık ve sürekli bir ilişki kurulur, bütün bilgi ve beceriler uygulamalı olarak verilir.

Hayal ve Merak:

Çocuğun doğası gereği taşıdığı “merak” ve “hayal gücü” eğitimimizin temel dayanağı ve en değerli avantajları olarak yapılandırılır. Bu nedenle -standart eğitim kurumlarının genelinde olduğu gibi- KEY Okullarında çocuğun merakı ve hayal gücü törpülenmez. Aksine, bunlar doğru bir şekilde geliştirilerek, çocuğun daha iyi eğitim alması için kullanılır.

Şahsiyet eğitimi:

KEY anasınıflarında öğrencilerimiz, bir kişilik olarak görür ve onlara büyük muamelesi yaparız.

Davranış eğitimi:

KEY okulları, anasınıfı eğitimini öğretim süreci olmaktan çok eğitim süreci olarak görür. Bu nedenle odak noktamızı çocuğun öğrendikleri değil, davranışlarında oluşturmak istediğimiz olumlu değişiklikler ve oluşturur. Bilgi ise bu amaçla kullandığımız araçlardan biridir. Dolayısıyla anasınıflarımızda eğitim gören öğrencilerimiz, olumlu davranışlar geliştirirken; onlar için gerekli bilgileri ezberleyerek değil kullanarak edinirler.

Değerler:

Evlatlarımızın etik üretmesini ve benimsemelerini sağlamak verdiğimiz eğitimin ana çıktılarından birini oluşturur. Çocuğun hayatı boyunca değerler üretmesi, bu değerlere dönük temel yaklaşımlar ve sorumluluklar geliştirmesinin tohumları bu dönemde atılır. Evrensel insani değerlere sahip olması, çocuğun üretmesi beklenen değerlerin omurgasını oluşturur. Bu nedenle KEY okullarındaki her öğrenciye insan hakları, hayvan hakları, çevre duyarlılığı, demokrasi kültürü, özgürlükler, yardımseverlik, dürüstlük, açıklık ve şeffaflık gibi evrensel değerleri benimsemeleri ve bunu içselleştirmeleri sağlanır.

Çocuğun çevreyle ve akranlarıyla sağlıklı ve saygılı bir ilişki kurabilmesi verilen eğitimin en önemli çıktı olarak görülür. Başkalarıyla iş birliği yapabilmesi, yaşıtları ile beraber yaşamayı öğrenmesini, bunu yaparken başkasının haklarını ihlal etmemesi ve kendi hakkını korumasını öncelikli stratejimizdir. Bu eğitim; paylaşma, yardımseverlik ve empati gibi beceriler kazandırılarak verilir.

Oyun:

Oyun KEY anaokullarında bir öğrenme yöntemi olarak kullanılır. Oyun çocuğu eğlendirmek ve oyalamak için bir yöntem olarak görülmez. Çocuğa verilmek istenen bilgi ve becerilerin kazandırılmasında, oyun bir yöntem olarak kullanılır.

Düşünme becerisi:

Tutarlı “düşünme” becerisi, KEY okullarında kazandırılmak istenen önemli çıktılardan biridir. Bu beceri okullarımızda doğru sorular üretme becerisi üzerinden yapılandırılır. Böylece soru sorabilen, bir olguyu ya da fikri sorgulayabilen, bir konu hakkında fikir yürütebilen, alternatif fikirler üretebilen, fikirlerini özgürce söyleyebilen öğrenciler yetiştirilir.

Rasyonel ve bilimsel düşünce, fikir üretmenin ve problem çözmenin ana kaynağı olarak benimsetilir.

Yaratıcılık:

KEY okullarında çocuğun yaratıcılığı, onun hayal gücü ve merakı üzerinden geliştirilir. Hayal etme, tasarım yapma, üretme süreçleriyle yapılandırılır. Verdiğimiz eğitimin ana çıktısı; çocuklarımızın estetik algıları gelişen, yaratıcı, katılımcı ve üretken kişilikler olarak yetişmeleridir.

İletişim becerisi:

KEY okullarında, bireyin hayatı boyunca edinebileceği en önemli becerilerden birinin doğru ve etkili “iletişim” kurabilme becerisi olduğuna inanılır. Anasınıflarında verdiğimiz eğitimin en önemli çıktılarından biri öğrencinin evde, okulda ve çevreyle, her zaman doğru ve etkili iletişimler, başarılı ilişkiler kurmasıdır.

Bunun için okullarımızda, her çocuk bir özne olarak görülür ve kişisel olarak muhatap alınır.

Yabancı Dil eğitimi:

KEY Anasınıflarında öğrencilerimize haftada on saat İngilizce dil eğitimi verilmektedir. İngilizce öğretmenleri ve yabancı native speakerlarların girdiği bu derslerde Fitzroy Metodu ile eğitim yapılmaktadır.

Programı, KEY Koleji İngilizce bölümü tarafından hazırlanan bu metot, sistematik fonetiğe dayalı (ses temelli) bir dil öğrenme yöntemidir. Böylece yabancı dil, anadili ile aynı şekilde öğretilmektedir. İngilizce kelimeleri ezberletmek yerine, Fitzroy Metodu ile öğrencilerin kelimelerin anlamlarıyla sesleri ilişkilendirmeleri, İngilizceyi gramer üzerinden değil, kelimeleri kullanarak öğrenmeleri sağlanmaktadır.

Üç yıl boyunca verilen okul öncesi dil eğitiminde amacımız, öğrencilerimizin İngilizceye aşina olarak okula başlamaları ve İngilizceyi en temel düzeyde kullanmalarını sağlamaktır.

Branş dersleri:

KEY okulları anasınıflarında, derslerin yarısını anaokulu öğretmenleri verirler. İngilizce, İngilizce akıl oyunları, görsel sanatlar, müzik, robotik kodlama, beden eğitimi, drama, dans ve ritim dersleri ise derslerin diğer yarısını oluşturur ve bu derslere branş öğretmenleri girerler. Bu öğretmenlerimiz, anasınıfı öğrencilerine göre hazırlanmış bir program dahilinde eğitim yaparlar. Böylece çocuk için, tek kaynaktan sınırlı öğrenme yerine çok kaynaktan çeşitli öğrenme imkânı oluşturulur.

Proje tabanlı öğrenme:

Bilgi çağının yaşandığı günümüzde eğitim sistemindeki temel amaç, öğrencilere mevcut bilgileri aktarmaktan çok bilgiye ulaşma becerilerini kazandırmak olmalıdır. KEY Okulları, bağımsız bilgi parçacıklarını öğrenmenin eğitimde neden olduğu sorunları görmekte, bunun yerine bilgiler arasındaki ilişkileri ve korelasyonları görebilen, bilgiyi örgütleyip yeni bilgiler üretebilen bireyler yetiştirmektedir.

Proje tabanlı öğrenme, öğrencinin farklı disiplinlerde aldığı bilgileri, aynı proje içinde birleştirmesini ve bu bilgileri bir işte yaparak, yaşayarak kullanmayı öğrenmesini sağlamaktadır. Bu model aynı zamanda takımla çalışma, birlikte karar alma, işbirliği yapabilme, araştırma ve sunum becerisini geliştirme gibi faydalar da sağlamaktadır.

Okuma yazmaya hazırlık:

Okulumuzda 3–6 yaş arası öğrenciler için düzeyine uygun okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları yapılır. Bu çalışmalar algılama düzeylerini ve dikkat sürelerini arttırma, kelime dağarcığını çoğaltarak kendini ifade etme becerisini geliştirme, el ve göz koordinasyonlarını, kalem kullanma becerilerini geliştirme, eşleştirebilme, karşılaştırma yapabilme, değişik ilişkiler kurabilme, gruplama, sıralama, eksik tamamlama gibi zihinsel işlevleri kolaylaştıracak etkinlikleri kapsar. Okul öncesi dönemde yapılan okuma-yazmaya hazırlık çalışmaları bir sonraki basamaklar için önemlidir.

Matematiksel düşünme:

KEY okulları anasınıflarında matematik, analitik düşünme becerisinin dayanağı olarak kullanılır. Çocuklarımız toplama ve çıkarmayı bu yolla öğrenir, dört işlemle ve matematikle ezbere değil, kullanıma dayalı bir ilişki kurarlar.

Bu yaklaşıma göre insan zekası 8 alt kategoriye ayrılmıştır. Bu kategoriler, insanın sahip olduğu zekasını hangi alanlarda daha etkin kullanabildiğini gösteren zeka türlerinden oluşmaktadır. Çoklu zeka kuramına göre her insanın özel yetenek alanları ve zekasını kendisine özel kullanma biçimi vardır. Zekanın tek olduğunu ama kendi içinde türlere ayrıldığını ifade eder. Bununla birlikte her zeka çeşidinin dinamik olup geliştirilebilir olduğunu belirtir. Zeka, büyük oranda çocuk yaşta gelişir.

1- Mantıksal - Matematiksel Zeka

Bilimsel düşünme, objektif gözlem yapma, elde edilen verilerden sonuç çıkarma, yargıya varma ve hipotez kurma yeteneklerini içerir

2- Sözel-Dilsel Zeka

Bireyin dile ait kavramları, sözlü yada yazılı olarak etkili bir biçimde kullanabilme yeteneğidir.

3- Görsel Zeka

Görme duygusu ve buna bağlı olarak şekiller tasarlama ve zihinde resimler yaratma yeteneğidir.

4- İçsel Zeka

Bireyin kendini tanıma ve kendisi hakkında sahip olduğu bu bilgi ve anlayış ile uyumlu davranışlar sergileme yeteneğidir.

5- Sosyal-Kişilerarası Zeka

Bireyin çevresindeki insanların duygu, istek ve ihtiyaçlarını anlama, ayırt etme ve onlarla etkili iletişim kurma yeteneğidir.

6- Müziksel-Ritmik Zeka

Ritmik kavramları tanıma ve kullanma, çevresel seslere, insan sesi ve müzik aletlerine karşı duyarlılık kapasitelerinden sorumludur.

7- Doğa Zekası

Bireyin yaşayan canlıları tanıma, onları belli karakteristik özelliklerine bağlı olarak sınıflandırma ve diğerlerinden ayırt etme yeteneğidir.

8- Bedensel-Kinestetik Zeka

Vücudu, mimikleri uyum içinde kullanabilme yeteneğidir. Spor, drama, pandomim, dans etme gibi etkinlikler bu zeka çeşidinin kapsamındadır.

Geleneksel yöntem, eğitim, öğretimde mantıksal/matematiksel ve sözel/dilsel zekaya odaklanmaktadır. Oysa bir konuyu öğretirken o konuyu öğretmek için farklı yollarda bulunmaktadır. Bir konuyu klasik yöntemlerle öğrenmede zorluk yaşayan bir çocukla karşılaşan bir öğretmen çoklu zekayı bir çerçeve olarak kullanabilir. Her çocuğun olayları anlamlandırma algılama ve öğrenme şekli birbirinden farklıdır. Hedefimiz her çocuk için tüm zeka alanlarının gelişim düzeyini, derecelendirme ölçeği gözlem ve anne babalardan alınan bilgiler ışığında belirlemek; böylece her çocuğun bireysel farklılıklarını göz önünde bulunduran, bunlara uygun eğitim metotları içeren programlar hazırlamak ve tüm zeka alanlarını geliştirmeye yönelik olanaklar sunmaktır.

Dünyanın sese dayalı ilk yabancı dil öğrenme methodu

Fitzroy Metodu, sistematik fonetiğe dayalı bir dil öğrenme yöntemidir. Bu yöntem ile yabancı dili, anadilimizi öğrendiğimiz gibi öğretiyoruz. Alfabenin harflerini ve temsil ettikleri sesleri anlatıyoruz. Yazılı bir kelimenin, soldan sağa sesleri gösteren bir harf dizisi olduğunu açıklıyoruz. Öğrencilerimize, İngilizceyi sınıf dışında karşılaştıklarında çözme becerisi kazandırıyoruz. Yüzbinlerce İngilizce kelimeyi ezberletmek yerine, Fitzroy Metodu ile öğrencilerin harflerin seslerini anlamalarını sağlayarak yeni kelimelere nasıl yaklaşacaklarını gösteriyoruz.

Fitzroy

Fitzroy Metodu motive edicidir, çünkü çocuklar okul dışında gerçek dünyada kendilerini gösterebilecekleri beceriler kazanıyorlar. Fonetik Eğitim yaklaşımımız ile İngilizcenin %95'ini ezberlemeden öğretmiş oluyoruz ve diğer diller için temel dilbilgisi anlayışı da kazandırıyoruz.

KEY Koleji Robotik Kodlama Eğitimi

Robotlar, sensörler yardımı ile etrafından veriler toplayan ve bunları yorumlayarak çıktı üreten aygıtlardır. Robotik ise robotların belli bir amaç için kullanılmasını sağlamak amacıyla üretilmesini sağlayan bilim dalı olarak tanımlanabilir. Robotik alanında birçok mühendislik dalı ve sosyal bilimler dalı bir arada çalışıyor. Son günlerde robotlarda sağlanan gelişmeler, bu konunun gelecek için ne kadar önemli olduğunu gözler önüne seriyor. Ayrıca robotik ve kodlama sayesinde çocukların eğitim ve sosyal hayatlarında da olumlu gelişmeler izleniyor.

Robotik Kodlama

Çocuk Gelişimine Olumlu Etkileri

Çocuklar için robotik kodlamaya başlamak, öncelikle oyuncaklarla olmalıdır. Robotik ve kodlama için özel olarak tasarlanan özel setler sayesinde çocukların bu alanda gelişmeler elde etmesi sağlanabilir. Ortalama olarak 10 yaşına kadar oyuncak ve alternatif bazı yöntemler ile kazandırılması gereken kodlama yeteneği, bu yaştan sonra programlama dilleri ile devam ettirilmelidir. Peki, robotik ve kodlama çocuklara nasıl etki eder?

  • Çocukların analitik düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişmesini sağlar,
  • Özgüvenlerinin artmasını ve kendilerini daha iyi ifade etmelerini sağlar,
  • Takım olarak çalışma konusunda da ciddi anlamda gelişmeler sağlar ve iletişim yönünden geliştirir,
  • Problem çözme konusunda farklı çözümleri daha hızlı bir şekilde üretmeyi başarırlar. Bu da çözüm odaklı kişiler olmasını sağlar,
  • Zihinsel olarak sağladığı gelişim sayesinde sadece bu alanda değil, eğitim hayatındaki diğer dersleri de anlamaları kolaylaşır. Bu da okuldaki başarısını etkileyerek, daha başarılı bireyler olmalarını sağlar,
  • Grup olarak çalışma sayesinde sorumluluk bilinci kazanır ve aldığı sorumlulukları da yerine getirme konusunda ilerleme kaydeder.

Öğrencilere Temel Bilgisayar kullanım becerisi kazandırma.

Kodlamanın temeli olan problem çözme ve algoritma.

Cihazsız Kodlama

Bilgisayarsız unplugged kodlama çeşitli kart oyunları ve fiziksel etkinlikler yardımı ile çocuklara kodlama eğitimi vermekte kullanılan teknikler bütünüdür.

Bilgisayarlı Kodlama

Code.org, Algodigital.com, Kodris.org, Codemino, Hackercan gibi web tabanlı kodlama etkinlikleriyle öğrencilerin blok tabanlı programlamanın temellerini kavramaları sağlanıyor.

U-Bot

Uğur Böceği Robotu Okul Öncesi ve İlköğretim seviyesindeki Öğrencilerin eğitimde kullanılmak üzere tasarlanmıştır. Tasarlanan Robot ile öğrencilere bilgisayardan bağımsız bir çalışma ile Kodlama Eğitimi'nin temellerini vermek amaçlanmıştır. Bu yöntemle çocuklara oyun destekli; Algoritma Oluşturma, Sıralama Yapma, Fonksiyon Oluşturma, Döngüler, Hata Ayıklama konuları öğretilebilecektir.

Scratch Jr.

ScratchJr, 5-7 yaş arası çocuklara kodlama becerilerini kazandırmak için tasarlanmış görsel bir programlama dilidir. Scratch Jr' da projeler oluşturarak, küçük çocuklar okuyamasalar bile yaratıcı düşünmeyi ve sistematik olarak düşünmeyi öğrenebilirler.

Kodu Game Lab

3B boyutlu ortamda, 3B karakterler kullanılarak oyun tasarlamayı ve programlamayı kolay hale getiren Microsoft tarafından geliştirilmiş görsel bir programlama dilidir. Öğrenciler Kodu Game Lab ile görsel programlamalar yapıp kendi dünyalarını yaratarak oyunlar tasarlayarak hem programlama temellerini öğrenip aynı zamanda eğlenceli vakit geçirirler.

Tinkercad ile 3 boyutlu tasarım

Tinkercad, basit arayüzü ve kullanım kolaylığı ile bilinen, bir web tarayıcısında çalışan ücretsiz bir çevrimiçi 3D modelleme programıdır. Öğrenciler yaptıkları modelleri atölyelerimizde bulun 3D yazıcılar ile somut hale getirerek teknolojinin gerekliliği olan üretim aşamasına geçmiş oluyorlar.

Bulut Board

Bulut Board, kodlamayı ve donanımı öğretmeyi amaçlayan bir geliştirme kitidir. Çocuklarımız, BulutBoard üzerinde bulunan modülleri kendi arasında etkileştirerek, birbirinden eğlenceli uygulamalar gerçekleştirebilirler.

Akademik ve Kişisel Başarının Anahtarı: Rehberlik...

Eğitim kurumunda başarının temel etkenlerinden en önemlisi öğrenciyi tanımak ve özelinde çalışma programları düzenlemektir. Şüphesiz bunu yapmanın en etkili yolu iyi programlanmış bir rehberlik hizmetidir. Okulumuz Rehberlik Servisi öğrencilerimizle problem odaklı değil, gelişimsel rehberlik modeli temelli çalışmalar planlamaktadır.

etkin rehberlik

Rehberlik servisinde öğrencilerimiz bir yönleriyle değil bütün özellikleriyle ele alınmaktadır. Rehberlik hizmetleri sunulurken her çalışmada en önemli ilkemiz gizliliktir. Ayrıca öğrencinin gönüllü katılımı, koşulsuz kabul, kişisel odaklı yaklaşım da en önemli ilkelerimizdendir. Öğrenci uzman rehber tarafından mercek altına alınır. Birebir görüşmeler ve diğer branş öğretmenlerinin geri bildirimleri ile öğrenci yakından tanınır. Motivasyon seminerleri ve bireye özel çalışma programlarıyla gelişim süreci başlar. Öğrenciye yönelik belirli dönemlerde uygulanan rehberlik envanterleri sonucu öğrenci koçu iş birliği ile öğrenci kariyer planlamalarının başlaması sağlanır. Görüşme sıklığı öğrenci durumu ve ihtiyaca göre planlanır.

Pano Çalışması

Her ay belli konular dahilinde rehberlik panosu hazırlanmakta; bu pano aracılığıyla öğrenciler bilgilendirilmekte ve duyurular da bu panoya asılmaktadır.

Rehberlik biriminde uygulanan test ve envanterler:

  • Snellen (Görme) Testi
  • Problem Tarama Testi
  • Kimdir Bu? Kime Göre Ben Neyim?
  • Çalışma Davranışını Değerlendirme Ölçeği
  • Başarısızlık Nedenleri Anketi
  • Devamsızlık Nedenleri Anketi
  • Akademik Benlik Kavramı Ölçeği
  • Sınav Kaygısı Ölçeği
  • Beier Cümle Tamamlama Testi
  • Sosyometri
  • Mesleki Olgunluk Ölçeği
  • Otobiyografi
  • D 2 Dikkat Testi
  • Burdon Dikkat Testi
  • Frankfurtel Dikkat Testi
  • Bender Gestalt Görsel Algı Testi
  • Benton Görsel Algı Testi
  • Özgül Öğrenme Güçlüğü Bataryası
  • Metropolitan Okul Olgunluğu Testi
  • Frostig Gelişimsel Görsel Algı Testi
  • AGTE(Ankara Gelişim Tarama Envanteri)
  • Öğrenme Stilleri Testi
  • Peabody Resim Kelime Testi
  • Adam Çiz Testi
  • Aile Çiz Testi

Davranış değiştirme çalışmaları

Öğrencilerin okul ortamında uyumunu ve sosyalleşmesini zorlaştıran dolayısıyla değiştirilmek istenen davranışlar Şube Öğretmenleri Kurulunda belirlenir. Ardından ulaşılmak istenen hedef davranış belirlenerek öğretmenler arasında ortak bir tutum geliştirilir. Aileyle de işbirliği yapılarak davranış takip çizelgeleri yoluyla öğrencideki günlük, haftalık ve aylık davranış değişiklikleri ve gelişimleri takip edilir.

Demokrasi eğitimi ve okul meclisi çalışmaları

Öğrencilerimizde yerleşik bir demokrasi kültürünün oluşturulması, hoşgörü bilincinin geliştirilmesi, öğrencilere seçme, seçilme ve oy kullanma kültürünün kazandırılması, iletişim kurabilme, demokratik liderliği benimseyebilme ve kamuoyu oluşturabilme becerilerinin kazandırılması” amaçlanarak okul meclis seçimi çalışmaları yapılmaktadır. Demokrasi bilincinin yaşatılması ve tercih yapma becerisi kazandırmak için okulunuzda seçim çalışması yapılarak okul temsilcisi seçilmiştir.

Öğretmen görüşmeleri

Rehber öğretmen, okul idaresi, ders ve sınıf öğretmeleri ile öğrenci odaklı toplantılar yapılarak, tüm öğrenciler hakkında ayrıntılı bir şekilde konuşulup değerlendirmeler yapılmaktadır. Ayrıca ihtiyaç dahilinde sınıf ve branş öğretmenleriyle bireysel görüşmelerde yapılmaktadır.

Rehberlik birimi, sadece veli ve öğrenci merkezli bir çalışma yürütmez. Öğretmen ve rehberlik servisinin işbirliği içerinde çalışması öğrenciyi yakından tanıma ve takibini yapmak açısından önemli bir uygulamadır.

Sosyal Bir Yaşamın Anahtarı: KEY KOLEJİ Sosyal Kulüpleri

Kulüp çalışmaları, öğrencilerin eğitimine katkıda bulunması ve birçok ruhsal gereksinimlerini karşılaması açısından okulun eğitim programının önemli bir parçasıdır. Öğrenciler bu etkinlikler yoluyla kendilerini yönetme alışkanlıkları kazanarak demokratik yaşama hazırlanabilirler. Öğrencilerin birlikte çalışma, iletişim, öğrenme ve araştırma yetenekleri daha iyi gelişebilir. Bu nedenle KEY Kolejleri'nde sosyal etkinliklere de dersler kadar önem verilmektedir.

social

Atatürk İlke ve İnkılapları, Anayasa, Milli Eğitim Temel Kanunu ve Türk Milli Eğitimi’nin temel amaçları doğrultusunda; öğrencilerin gelişen özellikleri de göz önünde tutularak, onların kişisel ve toplumsal yönden sağlıklı, mutlu, iyi ahlaklı ve dengeli bir kişilik sahibi, yapıcı ve üretken, milli kültür değerlerini ve demokratik hayatın temel ilkelerini benimsemiş fertler olarak yetiştirmek ayrıca Beden Eğitimi ve Spor Dersi Öğretim Programı’nın amacı; öğrencilerin hayatları boyunca kullanacakları hareket becerileri, aktif ve sağlıklı hayat becerileri, kavramları ve stratejileri ile birlikte öz yönetim becerileri, sosyal becerileri ve düşünme becerilerini de geliştirerek bir sonraki öğrenim düzeyine hazırlanmalarını amaçlamaktadır.

Geleceğin Methodu: Akıl Oyunları

Geleceğin metodu "Akıl-Zeka Oyunları" ile çabuk öğrenmedir. Zeka Oyunları, öğrenmeyi kolaylaştıran çabuk öğrenmeyi sağlayan bir eğitim metodu olarak benimsenmiş ve yıllar öncesinde ileri dünya ülkelerinde bir öğretim metodu olarak okullarda her seviyede kullanılmıştır. "Çocukların hayal güçlerini yaratıcı ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek" en önemli başlıklardan biri olarak yer almaktadır.

Akıl Oyunları

Akıl ve Zeka oyunları uygulamalarımızda çocuklarımızla;

  • Beynin problem çözme ile ilgili bölümü olan prefrontal korteksteki nöronların bağlantılarını kuvvetlendirecek,
  • Yaratıcılıklarını geliştirecek,
  • Önceden tanımlanmış bir hedef olmadan değişik stratejileri düşünmelerini ve yeni stratejiler geliştirmelerini sağlayacak,
  • Mümkün olduğunca çok DİSİPLİNİN bir arada çalışıldığı,
  • Tamamen tasarım ve üretim odaklı öğrencilerimizin yaparak, yaşayarak eğitim sürecine dahil olmalarını sağlayan,

Uygulamalı dersler yapıyoruz.

Derslerimizin amacı sadece oyun yapmak, oyun oynatmak kesinlikle değil.

Oyunların 2000-2500 yıl öncesine dayanan tarihini, kültürünü, dönemin medeniyetini, tasarımını inceleyip buradan yola çıkıyor, benzer ilkeleri kullanıp kendi özgün tasarımlarımızı yaparak ilerliyoruz.

Öğrencilerimizin bakış açıları, fikirleri,uygulama katılımları üst düzeyde.

Bununla birlikte ulusal ve uluslar arası zeka oyunları yarışmaları soru kalıplarını çalışıp öğrencilerimizden özel ilgisi olanları kulüp çalışmaları ile yarışmalara hazırlıyoruz.

"Orff Schulwerk" Yaklaşımı

Müziği dil gibi temel bir sistem olarak ele alan ve hoşgörülü bir yaklaşımla her çocuğun müziği öğrenebileceğine inanan "çocuk merkezli öğrenme yolu" Orff Schulwerk Yaklaşımı'nı uyguluyoruz.

orff

Müzik ve dansta öğretici bir deneyim

Elementer Müzik ve Hareket eğitimi müziğe bir giriş yolu arayan çocukların, gençlerin ve yetişkinlerin müzik ve dansla ilgili çeşitli temel deneyimler edinmelerini sağlamayı hedefler. Orff’a göre, müzik ve hareket eğitiminde söz konusu olan yalnızca müzik eğitimi değildir, insanın yetiştirilmesidir. Müzik, konuşma ve dans, insanın kendini ifade etme araçlarıdır. İster çocuk-genç, ister yaşlı, ister engelli olsun her insanın içinde kendini sanatsal olarak ifade etme becerisi vardır. Carl Orff ve Gunild Keetman’ın bu prensipten yola çıkarak geliştirdikleri “Orff Schulwerk” yaklaşımının temelleri 1930’larda Münih’te kurulan Günther okulunda atılmaya başlanmış, bu okulda çocuklarla yapılan müzik ve hareket eğitimi çalışmalarının ürünü olarak “Çocuklar İçin Müzik” adlı beş ciltlik kitap serisi yayımlanmıştır. Bu kitapların yayımlanmasından sonra “Orff Schulwerk” yirminci yüzyılın yükselen müzik pedagojisi sistemlerinden biri haline gelmiştir.

Ritim ve Hareket

"Orff Schulwerk" insanın içinde zaten var olan yaratıcı güçleri açığa çıkarmasına ortam hazırlayan, temelinde ritim, hareket ve konuşma olan, insanların içlerinden geldiği gibi müzik yapıp, dans etmesine, doğaçlama yapmasına olanak tanıyan, insana bütün sanatsal alanları kombine ederek öğrenme, keşfetme, deneme ve yaratma ortamı sunan bir eğitim anlayışıdır.

Değerlilik - Cesaretlendirme - Başarı

Bu eğitim anlayışında geleneksel çalgı veya dans öğretiminden farklı olarak her seviyede ve yetenekteki kişiler, bir grup içerisinde etkileşimli bir yaratıcılık ve kendini ifade etme süreci yaşarlar. Temelde sosyal bir varlık olan insan için grup çalışması yoluyla öğrenme çok daha kolaydır. Orff çalışmalarının içeriğinde, bedenin hareketlerle hazırlanmasından konuşmaların kullanılmasına, konuşmaların ritimlendirilmesinden bu ritimlerin müzik haline gelmesine ve bütün bu araçların bir dizi yaratıcı sürecin sonucunda oluşan sunumuna ( paylaşım ) kadar gelişen her aşamasında vazgeçilmez olan en önemli şey “oyun”dur. Çalışmalarda kullanılabilecek sayısız müzik ve hareket oyunları bulunmakta olup bu oyunların ders sürecinde ne zaman ve nasıl kullanılacağı dersin o günkü hedeflerine göre Orff Eğitimcisi tarafından belirlenir.